İSTANBUL’DA ARABA SEVDASI

Osmanlı İmparatorluğu’nun başşehri İstanbul’da hem insan taşımacılığında hem de yük taşımada en önemli araç atlı arabalardı. Varlıklı ailelerin özel arabaları vardı. Bunlara fayton deniliyordu. Tek atlı, çift atlı arabaların yazın körüklü tavanları açılır, kışın kapatılırdı. Pencereli, körüklü arabalar vardı ki bunlara Landon denilirdi. Padişahın cuma namazına giderken bindiği araba saltanat arabası idi. Dört at koşulurdu saltanat arabalarına. 18. yüzyılda sadrazamlar, vezirleri bu arabanın yanından giderlerdi. Araba İstanbul’a batı ülkelerinden gelmişti. İlk olarak devlet hizmetinde veya oralarda görevli yüksek kişiler için sarayın emrinde kullanılmıştı.
Avrupakârî faytonlar, bunlara sadece padişahlar binebilirdi. Bir süre sonra bu hak bir protokole bağlandı. Rütbesine göre memurlar iki atlı, dört atlı arabalara sahip oldular. Zaman geçtikçe “fayton protokolü” gevşedi, arabalara binenler, rakip olanlar çoğaldı. Viyana’dan özel faytonlar ithal edilmesine başlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.