MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN OTOMOBİLİ

Cumhuriyetin ilanından sonra Ankara hareketlendi. Hem Batılı tüccarlar, hem de İstanbul’daki temsilcileri Ankara’ya âdeta akmaya başladılar. Başkentte artık sık sık otomobiller görülüyordu. Mustafa Kemal Paşanın otomobilinin yanında, başkaları da Ankara caddelerinde dolaşırken halk bu gâvur icadına alışmıştı. Petrolü, İngiliz şirketleri satıyordu otomobil sahiplerine.
Devlete ait olanlarla birlikte 100 kadar otomobil vardı Ankara’da ve varlıklı aileler de birer otomobil sahibi olmaya heveslenmeye başlamışlardı. Henüz 23-25 yaşında kendi adına firmasını kuran genç işadamı Koçzade Vehi Bey ise babasının istememesine rağmen kırmızı Belier marka bir otomobil aldı. Fiyatı 3500 lira. Bir süre bu araba gündüzleri taksi olarak çalıştı, akşamları da Koçzade ailesini bağdaki evlerine götürdü.
O sıralar Chevrolet otomobillerinin Ankara acentası, subaylıktan ayrılma Avni Bey adında bir zattı. İstanbul’dan getirdiği otomobilleri satarak bol para kazanıyordu. Ama eğlence hayatında çok para harcamasıyla bütün dikkatleri üzerine çekiyordu. Chevrolet ve Ford otomobilleriyle, Chrysler büyük bir rekabet halindeydi. Türkiye ise bu firmalar için önemli bir pazardı. Chevrolet’nin Ankara’da acentası olur da Ford’un olmaz mı? Ford’un memurlarından Mr.Chent ile Muhittin Akçor başkente gelince kısa bir araştırmadan sonra Koçzade Vehbi Bey ile temas kurdular.Zira bu dinamik ve yetenekli işadamı belli ki Ford’u en iyi pazarlayacak insandı. Ancak otomobil ticareti konusunda hiç bir deneyimi yoktu. Bu nedenle Koçzadeye bu işten anlayan iki arkadaşı ile işbirliği yapmasını, ayrı bir dükkan açmasını önerdiler. 1927 yılı idi. Koçzade Vehbi Bey, bir yıl kadar önce teyzesinin kızı Sadberk Hanım ile evlenmişti. Babası ise 1917’de kurduğu Koçzade Mustafa Rahmi firmasını oğluna devretmişti. Aynı zamanda Ankara Ticaret Odası İdare Heyeti Başkanlığına seçilmişti genç Koçzade. Ama Ford acentalığı gibi önemli bir teklifi alınca hemen babasına koşup ona sevinç içerisinde haberi iletti. Mustafa Bey, oğlunun öteden beri otomobil tutkusu içinde olduğunu biliyordu.
—Avni Beyin durumunu görüyorsun oğlum, dedi. Vur patlasın, çal oynasın. Sen bu şoförlerle baş edemezsin. Elindeki parayı da batıracaksın, bu işe girme, diye karşı çıktı. Genç Koçzade otomobilin ne kadar büyük istikbali olduğunu görüyor ve bu işi de başaracağına inanıyordu. Bu nedenle baba ile oğul bir hayli tartıştılar. Yaşlı adam bu arada hayli yorulmuş ve üzülmüştü. Sonunda oğlunun o güne kadar yaptığı her işte başarılı olduğunu gören Koçzade Mustafa Bey eğer izin vermese oğlunun fevkalâde kırılacağını görerek evet demek zorunda kaldı.

“MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN OTOMOBİLİ” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.